Salı, Ekim 11, 2005

Son 99 Gün



Artık iki haneli rakamlara geçtik çok mutluyum bu açıdan, ama Hüseyin'e 3 gündür ulaşamadığım için çok mutsuzum :(. Dün tam bir saat telefonun düşmesini bekledikten sonra, tam sevinmiştim ki bu sefer de koğuşun telefonu yine açık kalmış. Bilerek mi açık bırakıyorlar bilmiyorum ama artık cidden sinirlenmeye başlıyorum. Dün kolordu teftişi vardı, cuma da ordu teftişi olacak, belki o yüzden telefonla konuşturmuyorlardır diye düşünüyorum. Dün rüyamda Hüseyin'i gördüm ama hiç de iyi değildi. Kaç gündür konuşamadım diye sıkılıyorum diye kötü rüya gördüğümü düşünüyorum, umarım gerçekten kötü değildir. Bir sesini duyabilsem rahatlayacağım ama duyamıyorum malesef. Rüyamın tek iyi bir yanı vardı yanındaydım ve bu kısım gerçekten de çok güzeldi. Artık onun yanında olmanın hayalini kurmaktan başka hiç bir şey yapamıyorum, onu tam bir ay önce bu gün görmüştüm. Ayın 11 inde 16.45 civarında ayrılmıştık, keşke bir ay öncesindeki gibi bugünde onun yanında olabilseydim. Bu bizim ayrı kaldığımız en uzun süre, yemin töreni zamanında bile 4 hafta olmuştu, eğer bu hafta sonu gidebilirsem tam 5 hafta üstüne görmüş olacağım. Arada bir düşünüyorum da bunları hesaplamaktan, düşünmekten kafayı yemiş olabilir miyim diye... Bu aralar işlerim çok yoğun olduğu için buraya uzun uzun yazamıyorum ama işlerim biter bitmez yine uzun yazacağım. Aşkım umarım bugün konuşabiliriz, aksi taktirde sen gelene kadar ben burda gerçekten delireceğim. Bir yandan geldikten sonra nişanlanacağımızı ve güzel bir adım atacağımızı düşünüp kendimi mutlu etmeye çalışıyorum ama bir yandan da senin yokluğuna dayanamıyorum. Bir de günlerdir iyi olup olmadığını bile bilmiyorum, bu da beni meraktan çıldırtıyor. Bugünlük bu kadar yazıyorum, umarım yarın buraya Hüseyin'le telefonda konuştuğumuza dair bir şeyler yazabilirim.
Aşkım seni çok ama çok özledim ve tabi ki çok seviyorum...
Not: Resimdekiler Reyhan Teyzenin halasının kızı Servet Teyze ve eşi

Hiç yorum yok: