Salı, Ekim 18, 2005

Şafak 92


Bugün sabah yine bir hevesle maillerime baktım ama sevgilimden mail gelmemişti, bende hemen webmessenger'a girdim ama sevgilim orada da yoktu. Bugün herhalde canımın başka işleri var ve internete girmedi. Bu arada Hüseyin teknik müdürlükte çalışmasının dışında bir de yarbayın muhafızı olmuş, yarbay iyiymiş, umarım canım sevgilime iyiliği dokunur.
Dün mail gönderdiğinde akşam 8 -10 arasında nöbeti olduğunu söylemişti o yüzden akşam konuşamadık. Bu akşam da büyük bir ihtimalle konuşamayacağız çünkü benim onu arayacağım saatlerde banyo da olacakmış. O beni arayabildiği zaman arayacak, dün konuştuğumuz için bir iki gün sabredebilirim konuşmadan. Ama konuşamama süremiz 2 günü geçtikten sonra bir garip oluyorum, sinirli oluyorum, etrafımdakilere tarumar estiriyorum kısacası sesini duymadan yapamıyorum.

Nöbetleri de bir bitse içim daha rahat edecek, çapraz nöbetmidir nedir bu tuttukları, yani tüfek omzunda (çapraz tutuluyor galiba) dışarda tutulan nöbetlerden, bir hafta sonra çavuş olacakmış galiba (tam zamanı belli değil), çavuş olduğu zaman kolluk atma (salladım ismi ama buna benzer bir şeydi) yapacakmış yani nöbete gideni nöbet yerine götürmek oluyormuş bu. Sonra bir de koğuş nöbetleri oluyormuş ki sıcakta nöbet o kadar da zor olmayacak. Kısacası bir çavuş olsa da zor işlerden kurtulsa, Gelibolu epeyi soğuk bir yer, ben gittiğimde de çok soğuktu, iki saat o soğukta hareketsiz beklediğimi düşünemiyorum ben.
Allah sevgilime kolaylık versin, tabi diğer askerlere de.
İstanbul'a gelirken bir asker eşiyle tanışmıştım ya, onun eşi sürekli cezalar alıyormuş, hapse falan giriyormuş. Ben hapse girince ne oluyor diye merak etmiştim, öğrendim ve çok ilginç geldi. Hapse girince bir odada olunuyormuş ve başında biri sürekli bekliyormuş, cezalının yaptığı tek şey kıpırdaman oturmak, kafası biraz aşağı düşse hemen kaldırtılıyormuş, bir de yemek veriyorlarmış. Sanki gerçek hapis gibi ve sanki insanları zindana atıyorlar. Konuşmak falan da yok, iş falan da yaptırmıyorlarmış, sıkıntıdan patlatmaya çalışıyorlar insanları galiba, resmen işkence çektiriyorlar, psikolojik olarak çökertmeye çalışıyorlar. Çok ekstra bir şey olmadığı sürece kısa dönemleri hapse göndermezlermiş, zaten benim sevgilim ekstra bir şey de yapmaz ama yine de hafazallah. Denetleme zamanı tipi iyi olmayanları, düzgün koşamayanları hiç bir şey yapmadıkları halde hapse göndermişler, sırf ortalarda görünmesinler, yanlışlık olmasın diye. Askerlik gerçekten çok ama çok salakça bir şey değil de ne.
Bugün askerlikle ilgili öğrendiğim yeni şeyleri buraya yazmak istedim, değişik şeyler öğrenirsem yine yazarım. Gerçi askerlik başlı başına değişik bir şey, yaz yaz bitmez.
Birazdan canım sevgilime mail yazarım, şimdilik buraya bu kadar yazıyorum. Aşkım, canım, sevdiğim, sevgilim, minik kuşum seni çok ama çok seviyorum ve biliyorum daha çok erken özlemek için ama seni çok özledim çok...
Not: Bu resmi çok seviyorum çünkü aşkım çok güzel yürüyor, acayip karizmatik görünüyor. Diğer askerlerin hiç biri beceremezken, en kusursuz benim sevgilim yürüyor :)

Hiç yorum yok: