Pazartesi, Ekim 10, 2005

Son 100 Gün


Bugün önemli bir gün çünkü sadece 100 gün sonra Hüseyin yanımda olabilecek. Cuma günü işe yine gelemediğimden dolayı bloga bir şeyler yazamadım. Perşembe gününden bilindiği üzere her yerim tutulmuştu ve o gün işten erken çıkmak zorunda kaldım, zaten ertesi günü de yatakta kıpırdayamaz bir halde geçirdim. Hatta cumartesi de aynı şekildeydim ki, Reyhan teyze aradı ve Hüseyin de böyle tutulduğu zamanlarda ona sirke aspirin ve kolonya üçlemesinden oluşan çok kötü kokulu bir karışım yaparmış ve geçermiş. O iksiri annem sadece ateşli olunduğunda geçerli diye biliyormuş ama değilmiş çünkü Cumartesi o kötü kokulu sıvıyı sürdükten sonra, uyudum ve uyandığımda banyo yaptıktan sonra bütün ağrılarım geçmişti. Sıcak suda iyi geldi ama günlerdir geçmeyen ağrılarım bir anda geçti. Aşkımı iyileştiren şey beni de iyileştirdi, bu konuyu buraya bu kadar yazmamın sebebi de buydu zaten.
Geçen hafta iş yerinde pek bulunamadığım için epeyi bir işlerim birikmiş ve sabahtan beri hiç durmadan bir şeyler yapıyorum, o yüzden buraya o kadar uzun yazamayacağım.

Hüseyin'le en son cuma akşamı konuşabildik ve o yüzden benim sinirlerim yine bozuk çünkü aşkımı çok özledim. İki gündür arıyorum tabiki ama bir türlü ulaşamıyorum ona, ya koğuşun telefonu açık kalmış oluyor, ya Hüseyin yemekte oluyor, ya telefonlar kırk saat meşgul oluyor. Keşke yanına cep telefonunu alsaydı da, ona ulaşmak bu kadar zor olmasaydı.
Bu arada günlerdir sevgilime mektup da yazamıyorum, ağrı sızı derken sürekli yatmaktan sevgilime iki satır mektup bile yazamaz oldum, çok ayıp bana.

Aşkım seni çok ama çok özledim ve çok ama çok SEVİYORUM...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

When readers also are reporters
The We Media conference in New York City included a talk Wednesday on citizen journalism.
Sorry, but I seem to have found your blog again by accident. To be honest I was surfing for the latest info. on a belfast discount hotel and somehow reached your blog again