
Bu sefer gerçekten gidebiliyorum galiba ve Hüseyin'e kavuşmama 48 saat kadar bir zaman kaldı, bu 48 saat boyunca kalbim bu şekil atmaya devam ederse, onu gördüğümde durabilir diye düşünüyorum. Yine geçen sefer ki gibi Cumartesi akşam en son otobüse binerim, sabah erkenden orada olurum ve onun çıkmasını beklerim. Yanlış bilmiyorsam ve bir değişiklik yapmazlarsa Hüseyin 9'da çıkabilecek, akşamüstü 5'e kadar da beraber olabileceğiz. Toplam 8 saat, az ama hiç yoktan iyidir. Umarım o 8 saat hiç bitmez, dakikalar geri geri gider (biraz saçma bir hayal oldu).
Dün akşam tabi ki yine sevgilime ulaşmayı denedim ama bu sefer santraldeki er, denetlemenin bugün son olduğunu ve o yüzden heryerde albayların olduğunu, telefon görüşmelerinin yasak olduğunu söyledi. Allah'tan ilk aramamda düşürdüm, kırk saat didindikten sonra bu cevabı alsaydım çok üzülürdüm.
Sabah işe gelir gelmez, ilk işim olan maillerime bakıyordum ki ne göreyim canım sevgilim bana yine mail göndermiş. Rüyasında beni görmüş :) Maili yine tahmin edileceği üzere sürekli okuyup okuyup duruyorum. Bana gönderdiği maillerde hiç kötü bir şeyden bahsetmiyor, sadece mektubunda orada çok kötü insanların olduğundan falan bahsetmişti. Demin Faruk abiden mail aldım, dün akşam msn de konuşmuşlar, ona sürgünde olduğundan, kötü olduğundan bahsetmiş :( Faruk abi de abarttığını düşünüyor ama benim sevgilim böyle bir konuda abartmaz. Demek ki gerçekten kötü durumda ki öyle söylüyor :( Çok üzülüyorum çok. Şu 96 gün geçse de bitse bu işkence artık...
Aşkım bugün işim var biraz o yüzden az yazabiliyorum, zaten 2 gün sonra yanında olacağım.Seni çok ama çok seviyorum...
Not: Resimde aşkımın yanındakiler, yeğenim Koray ve abim Özgür
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder