
Dün yine 1 saat telefonu düşürmeye çalıştım, hatta bir tek ben değil ablam (Tülin) da epeyi bir uğraştı ama ne yazık ki yine Hüseyin'e ulaşamadım. Bir telefonun o kadar saat meşgul olmasına imkan yok, kesin telefonu açık bırakıyorlar diye düşünüyorum, şimdi denetim var diye mi görüştürmüyorlar nedir anlamadım. Hüseyin'le en son Cuma konuşabilmiştim, yani tam 5 gündür sesini duyamıyorum sevgilimin. Bugün büyük bir ihtimalle Reyhan Teyze'yi ararım, en son konuştuğumuzda üsteğmeni aramayı planlıyordu çünkü rüyasında sıkıntılı görmüştü Hüseyin'i. Umarım bir haber alabilmiştir yoksa bugün atlayacağım otobüse ve gideceğim yanına. Beni görüştüreceklerini bilsem hiç durmazdım herhalde ama görüştürmezler. Resmen hapis gibi, ne istediğim zaman görebiliyorum ne de sesini duyabiliyorum, hapishane de bile koşullar daha iyidir diye düşünmeye başladım artık. Hüseyin'in askerliği Gelibolu'ya çıktığında çok sevinmiştim, rahat olacak, istediğim zaman giderim diye düşünmüştüm. Acemiliği zamanında onu arayabileceğim bir numara yoktu ve ancak 2 günde bir konuşabiliyorduk, olsun diyordum normal yerine bir geçsin istediğim zaman arayabileceğim ve sık sık konuşabileceğiz ama görüldüğü üzere yine yanılmışım. Tam hatırlamıyorum ama zannedersem 5 gün konuşamadığımız hiç olmamıştı, acemilikteyken bile 3-4 gündü en fazla. Bu duruma daha fazla ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ama etrafımda ki insanlara da zarar vermeye başladım artık. Evde tarumar estirir haldeyim, herşeye ters cevap veriyorum, hep sinirliyim. Bu hafta sonu aşkımın yanına gitmeyi herşeyden çok istiyorum. Onsuz herşey anlamsız, herşey sıkıcı... Biraz daha yazarsam ağlarım diye düşünüyorum, zaten patlamaya hazır bomba gibiyim. Bugünlük yine bu kadar yazıyorum, Aşkım seni çok özledim, çoookkk SEVİYORUM ve artık sensizliğe dayanamıyorum...
Not: Resim Hüseyin askere gitmeden önce (Günkut Abinin Shaft'a çıktığı bir geceden)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder