Pazartesi, Ağustos 29, 2005

11 Gün Kaldı



Bugünü saymazsam Aşkımı tam 11 gün sonra görebileceğim. Geçen gün patronuma sordum ayın 9'unda izin alabilir miyim, Hüseyin'in yemin töreni var dedim ama izin vermedi ve Cumartesi gidersin dedi. Ben şaka yaptığını düşünüyorum, yapmıyorsa da kendi bilir. Ne olursa olsun gideceğim, rapor alırım bir şey yaparım. Zaten gidemezsem deliririm, deli raporu alırım en kötü ihtimalle :)
Neyse haftasonları Hüseyin'siz o kadar garip geçiyorki anlatamam. Bu haftasonu da öyleydi, Cumartesi ablam Hayoşlardaydık, sonra da caddeye yürüyüşe çıktık (Barkın bebeği gezdirdik). Caddede aşkımsız yürümek hiç eğlenceli değil diye düşünürken Hüseyin aradı. Ama malesef sesini duyamadım, sonra kırk saat vızıldadım ve keşke evde otursaydım da doğru dürüst konuşabilseydik diye düşündüm. Cumartesi bir daha aramadı ama Pazar günü aradı ve konuşabildik. Zaten Cuma günü de konuşabilmiştik, keşke her zaman her gün konuşabilsek. Bir an önce acemiliği bitse de benim de onu arayabileceğim bir numara olsa artık.
Cuma günü aradığında denize gireceğinden bahsetti. Her Cuma onları denize götürüyorlarmış, hep beraber kıyıya gidiyorlarmış, havlular yere deniyormuş sonra da istikamet deniz (bayağı komik bir durum). Yani aşkımın askerliği epeyi güzel geçiyor gibi geldi bana. Zaten sesi de çok iyi geliyor, umarım gerçekten iyidir. Bir tek dün konuştuğumuzda sıkıldığını söyledi, özellikle haftasonları çok sıkıcı oluyormuş. Neyseki bundan sonakilerde ben gidebildiğim kadar çok gideceğim, böylece sıkılmamış olacak.
Bugünlük bu kadar yazıyorum, epeyi işim var.
Ama bitirirken şunu yazmadan edemeyeceğim tabiki, Aşkımı çok seviyorum ve artık onsuzluğa cidden dayanamıyorum...
Not: Resim biz Nora'da çalışırken ve daha çıkmaya başlamadığımız dönemde yani benim platonik olarak aşık olduğum dönemde çekilmişti. Benim yanımda ki (tanımayanlar için) Faruk Abi.

Hiç yorum yok: